Blog Archive: Bitki & Şifa

Sumak ve Sumak Suyu

Enfeksiyon önler : Sumak, vücutta iltihaplanma, ateş, solunum bozuklukları, bronşit ve diğerleri gibi birçok hastalığa şifadır. Laboratuvar sonuçları sumak ve ekstresinin iyi anti inflamatuar özelliklere sahip olduğunu doğrulamaktadır. Soğuk algınlığı tedavisinde de çok faydalı olduğu ortaya çıkmıştır.

Cilt koruyucu :  Anti-inflamatuar ve antimikrobiyal özellikleriyle sumak, ciltte meydana gelen sorunların tedavisinde yardımcıdır. Çiğnenmiş sumak yaprakları deri döküntüleri ve iltihaplı diş etlerine iyi gelmektedir.

Kalp ve Karaciğer dostu : Yüksek kolesterol, kalp ve karaciğer rahatsızlıklarının yaygın nedenidir. Fareler üzerinde yapılan bir deneyde sumak meyveleri ekstresinin kandaki kolesterol seviyelerini düşürdüğü görülmüştür. Günlük düzenli tüketimi kalbe ve karaciğere çok yararlı olur.

Kanser düşmanı : Sumak bitkisinin anti kanserojen olduğu anlaşılmıştır. Yapılan bir arştırmada sumak özütünün diğer sağlıklı hücreler üzerinde olumsuz bir etki yaratmadığı ancak kanserli hücreleri yok ettiği gözlenmiştir.  Bu sayede sumak, kimyasal tedavi de kullanılan bir ilaç olarak kabul edilmeye başlandı.

Kadın  Hastalıklarına Şifa : Aşırı vajinal akıntı durumunda sumak harici tedavi olarak kullanılır. Aynı zamanda sumak anne sütünün arttırılması amacı ile de kullanılmaktadır. Adet düzensizliğine ve adet döneminde oluşan ağrılara iyi geldiği söylenmektedir.

İnsan vücudunda detoks etkisi yaratır : Zararlı toksinler ve atıklar zamanla insan vücudunda birikebilir. Bu zararlı toksinler zamanla çeşitli sağlık sorunları meydana getirebilir. Sumak, bu atıkların ve toksinlerin vücuttan kolayca çıkarılmasını kolaylaştırmak için tüketilebilir.

İştah Düzenleyici : Sumak, kandaki şeker oranını ayarlayabildiği için, iştahı dengede tutar, zamansız çok yemek yenmesini engeller..

Solunum ve sindirim : Sumak, göğüs ve solunum yolları hastalıklarını tedavi etme amacıyla kullanılır. Sumağın çeşitli solunum yolu hastalıklarına iyi gelmesi, bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

İdrar söktürücüdür : Bu nedenle, idrar üretimine yardımcı olarak vücuttan toksit maddelerin atılmasını sağlamaktadır. Ağrılı idrara çıkma ve iltihap ile sonuçlanan mesane iltihabını tedavi etmek için kullanılmaktadır. Genellikle, bağırsak şikâyetleri için sumaktan faydalanılmaktadır. Ortadoğu’da, ekşi sumak suyu ise mide rahatsızlığını rahatlatmak için sık kullanılan bir seçenektir. Yatağı ıslatma sorununu tedavi etmek için geleneksel bir ilaç olma özelliği taşımaktadır.

Tedavi edicidir : Sumak, kanı arındırmak ve boğaz ağrısını tedavi etmek için faydalı olabilmektedir. Sumağın sahip olduğu büzücü ve soğutucu özellikler bitkiyi sindirim ve mesane sorunları için tedavi edici bir hale dönüştürmektedir.

Sumak suyu : Sumağı pişirmiş olduğunuz tavuğa, patates salatasına, yoğurdun içerisine veya et yemeklerinize ekleyerek günde mümkünce 1 tatlı kaşığı kadar tüketmelisiniz. Sumağı aynı zamanda içecek olarak da tüketebilirsiniz.

Sumak suyu nasıl hazırlanır diyorsanız işte detaylar…

Malzemeler
•    1 su bardağı su
•    1 yemek kaşığı bal
•    2 yemek kaşığı sumak

Suyu ve balı küçük bir cezvenin içine koyalım.Orta ateşte bir iki taşım kaynatıp, sumağı ekleyelim. 3-5 dakika kaynatıp, kenara demlenmeye bırakalım.Sıkı kapaklı bir kapta buzdolabında saklayalım.

Hafta da bir bardak tüketilen sumak suyu, sinir sisteminde deforme olmuş hücrelerin sayısını azaltarak sağlıklı hücrelerin artmasına yardımcı olur. Yorgunluk, stres ve depresyon gibi rahatsızlıkların yaşanma riskini de azaltır.Gıda zehirlenmelerinde sumak suyu, hem midenizi hem de bağırsaklarınızı temizleyerek idrar ve dışkılamayla zehirlenmeye neden olan zararlı bakterileri vücuttan atar.

Kestanenin Faydaları

Kestane hem fındık hem de meyve olarak kabul edilmektedir. Kestane, hafif tatlı bir tada sahiptir ve çeşitli farklı yemeklere kolayca eklenebilir. Çiğ kestane, pişirildikten veya kavrulduktan sonra yumuşayan çok sert, gevrek bir dokuya sahiptir.

Kestane içerisinde yüksek oranda diyet lifi, faydalı yağlar ve mineraller bulundurmaktadır.

Kestane gibi diyet lifleri yüksek olan gıdalar, düşük glisemik gıdadır. Kan şekerinin yüksek glisemik gıdalara kıyasla yavaşça yükselmesine neden olduğu anlamına gelir. Bu durumda kestane, diyabetik hastalar için tehlikeli olabilecek kan şekerindeki sivri ve damlaların önlenmesine yardımcıdır.

Kestane, cildi destekleyen, kırmızı kan hücreleri üreten ve beyin fonksiyonlarını geliştiren ve yağda çözünen B vitaminleri içerir.

Kestane, kısa ve uzun vadeli enerji için gerekli olan yüksek miktarlarda karbonhidrat içerir. Ayrıca sinir sistemi işleyişine yardımcı olurlar.

Kestane, kemik gücünü artırır. Bağışıklık sistemini güçlendiren bir iz minerali olan bakır içerir.

İçeriklerinde , vücutta serbest radikallerle savaşan ve kalp hastalığı riskini azaltan, manganez içerir. Aynı zamanda yaşlanma sürecinde önemli bir rol oynar ve kan pıhtılaşmasını önlemeye yardımcı olur.

Kestane gluten içermez.O nedenle, ince bağırsağa zarar veren bir hastalık olan çölyak hastalığı olan hastalar için çok faydalıdır.

Kuru Hurmanın Faydaları

Kuru hurma, güçlü bir antioksidan ve hücre yenileyici olması sebebiyle, tam bir kanserden koruyucudur. Arap ülkelerinde kanserin az görülmesi, düşük olması, fazlaca tüketilmesi sebebiyledir…

İçeriğinde kolesterol olmaması ilk pozitif yönüdür. Mineral, A vitamini, C vitamini, B vitamini türevleri, folik asit, karbonhidrat, lif ve protein içermektedir. Bir insan sadece hurma yiyerek ve su içerek hayatını idame ettirebilir.

Kırmızı etin 2 katı kadar enerji verir. 100 gr yağsız kırmızı et yaklaşık 150 kalori, 100 gr hamsi 108 kalori, 100 gr palamut 160 kalori olmasına karşın, 100 gr hurma ise yaklaşık 300 kaloridir. Demek oluyor ki, hurma, tam bir enerji deposudur ve gücü ile çalışanlara, yorgunluk, halsizlik hisseden kişiler için oldukça faydalıdır.

Gebelikte annenin bebeği ve kendisi için günlük vitamin ve mineral ihtiyacını karşılamaya şahane bir yardımcıdır.

Demir oranının yüksek olması sebebiyle, anemi (kansızlık) hastalığını tedavi eden doğal bir yoldur. 5 adet hurma, bir kadının günlük demir ihtiyacının yüzde 11’ini karşılar. Zengin bir folik asit kaynağıdır.

Yapısındaki oksitosin sayesinde doğumda kas kasılmasını uyaran bir hormondur.  Hurma ayrıca, doğumdan sonra süt salınımını da uyardığından, emziren annelerin sütlerini çok ve kaliteli hale getirir.

Hurma diğer meyvelere oranla yoğun miktarda lif içerir. Lif, sindirim sisteminin sağlığı için en önemli besin maddelerindendir. Günlük gereksinimin %30’unu tek başına karşılayabilmektedir.

Araştırmalar, sinirleri güçlendiren B6 vitamini ve magnezyum mineralinin hurmada yüksek miktarda bulunduğunu ortaya çıkarmıştır. B6, sinir vitamini olarak adlandırılır. Vücutta magnezyum minerali ile birlikte çalışır ve kasların çalışmasında önemli rol oynar. Bu sayede kalp krizine karşı koruyucudur.

Sinirleri güçlendiren B 6 vitamini ve magnezyum mineralinin hurmada yüksek miktarda bulunduğu belirtilmektedir. Hurmanın içerdiği selenyum minerali antioksidan bir mineraldir. Ciddi bir kanserden koruyan güçlü bir antioksidandır.

Hurmadan en yüksek oranda faydalanabilmek için, aç iken yenilmesi daha uygundur. Gün içinde aç karna 7 adet hurmayı bir ara öğün olarak  tüketmeliyiz.

Çocuk, ergen, yetişkin, yaşlı, erkek, kadın bütün gruplar için yenilmesi çok uygun ve faydalıdır.

Közlenmiş Sarımsak Mucizesi

Günde 6 diş közlenmiş sarımsak yemenin sağlık açısından mucizevi faydaları olduğunu biliyor muyuz???

 Healthy Food Style’ın yaptığı araştırmaya göre, közlediğimiz 6 diş sarımsağı yediğimizde 24 saat içinde vücudumuzdaki değişiklikler şöyledir.

Közlediğiniz sarımsağı yedikten 2 saat kadar sonra, vücudumuzun sindirdiği besinler kanserli hücrelerle savaşmaya başlar.

Yedikten 4 saat kadar sonra, metabolizmanız hızlanır. Depolanan yağlar yanmaya ve vücudumuzdaki ödem atılmaya başlar.

Yedikten 6 saat kadar sonra, sarımsağın antibakteriyel özelliği, vücudumuza yayılır,  kan dolaşımınız düzenlenir. Sarımsak bakterilerle savaşmaya başlar.

Yedikten 10 saat kadar sonra, sarımsaktaki besinler, hücresel seviyede vücudu savunup oksidasyon dan vücudu korur.

Yedikten 24 saat sonra ise, kolesterolü düzenler, damarları temizler ve kalp sorunlarına karşı korur, tansiyonu düzenler, sinir sistemini güçlendirir, vücuda ağır metallerin girmesini engeller, kemikleri ve eklemleri güçlendirir,  yorgunluğu önler, hücrelerin ömrünü uzatır..

Peki nasıl yapalım?? Sarımsakları orta ısıdaki bir yağsız tavaya koyalım.2-3 dakika bir yüzü, 2-3 dakika öteki yüzünü pişirelim. Kokusuda olmayacaktır.Rahatlıkla tüketelim.

 

Mynet:Haber Kaynağı

Kara Üzüm Kansızlığa Çare…

Saymakla bitmeyen kokulu siyah üzümün bizler için önde gelen faydaları;

***Karaciğer hastalıklarına ve kansızlık çekenlere çok iyi gelir.

***İçerisinde bulunan mevte asitleri ve lifli yapından dolayı mideye zarar vermeden böbrek ve bağırsak sisteminin düzenli çalışmasını düzenler.

***Kanın temizlenmesine yardımcı olur.

***Başta astım olmak üzere solunum yolu enfeksiyonlarında, akciğerdeki nem oranını artırarak solunuma yardımcı olur.

***Kandaki nitrik asit seviyesini düşürerek kanın pıhtılaşmasını önler ve bu yolla kalp krizi riskini önemli ölçüde azaltır.

***Antioksidan bir besin olduğu için, damarları tıkayan LDL kolesterolun yükselmesini önler.

***Yapılan son araştırmaların sonucunda kokulu üzümün meme kanseri riskini önemli ölçüde azalttığı tespit edilmiştir.

***Üzümde bulunan antioksidanların serbest radikallerle savaşarak Alzheimer olanların kanında bulunan protein seviyesini düşürdüğü ortaya çıkmıştır.

***Zengin antioksidanlar sayesinde sinir sistemi hasarını önlediği tespit edilmiştir.

***Göz ve görme kayıplarını önlemede yardımcı olmasıdır.

Kilo Düşmanı Yeşil Çay

Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre, günde içilen 2-3 fincan yeşil çayın, kilo kaybına neden olduğu, karın bölgesindeki yağları azalttığı, metobolizmayı hızlandırdığı açıklanmıştır.(Amerikan Journal of Clinical Nutrition)

İçinde bulunan kateşin adlı antioksidan maddenin bu faydaları sağladığını, mümkünse limonlu içmemiz gerektiği bildirilmektedir.

Demliğe her bir fincan için 1 tatlı kaşığı yeşil çay konulup, üzerine kaynar su konulur.5 dakika demlendirilip, içilir..

 

Kabızlığa Doğal Çözüm

Kantaron Yağı

Antiseptik özelliğinden dolayı, yaraların mikrop kapmasını ve iltihap oluşumunu engeller. Özellikle doğal balla karıştırıldığında antibiyotik özelliği taşır.

Kantaron yağı, hücrelerin daha hızlı yenilenmesine yardımcı oluyor. Cildi de ölü hücrelerden arındırıyor.

Yanıkları çok kısa sürede iyileştirebilme özelliği olan kantaron yağını, güneşten korunmak için de kullanabilirsiniz. Ayrıca yanıklardan dolayı oluşan ağrıları da hafifletmeye yardımcı oluyor.

Kantaronun damar büzücü etkisinden dolayı, büyük kazalarda meydana gelen kanamaları durdurabilme özelliği bulunuyor. İç ve dış kanamayı ağız yoluyla tüketerek ya da kanayan bölgeye sürerek kanamayı azaltabilir veya durdurabilirsiniz.

Baş ağrısı olanlar için bir ilaç niteliğinde olan kantaronun yağını başınıza masaj yaparak ya da çayını içerek tüketebilirsiniz. İkisi de baş ağrınızı dindirmekte yardımcı olacaktır.

Bel, sırt ve kas ağrıları için kantaron yağını ağrıyan bölgenize masaj yaparak uygulayın. Kekik ve ardıç yağıyla birlikte kullandığınızda ağrıların kesilmesi için daha iyi verim elde edebilirsiniz. Romatizma rahatsızlığına karşı da iyileştirici özelliği bulunuyor.

Özellikle bebeklerde oluşan pişikleri iyileştiriyor. Bebeklerde oluşabilecek alerji ihtimaline karşı kantaron yağını, suyla incelterek pişik bölgesine uygulayın.

Ülser, gastrit gibi sıkıntıları olan kişiler,  mide ağrılarını azaltmak ve hatta tedavi etmek için dahili olarak tüketebilir.

Hemoroid için kantaron yağı sürülebilir, yağı veya çayı tüketilebilir. Kısa zamanda rahatladığınızı göreceksiniz.

Dahili olarak tüketildiğinde hazmı kolaşlaştırır ve ishali kesmede yardımcı olur.

Yatak yarası, kesik gibi yaraların iyileşmesine; ameliyat izi gibi diğer izlerin de tamamen geçmesine yardımcı olur.

İlk günlerde kaşıntı ve kurumalar oluşturmasına karşın sedef hastalığı için de iyileştirme özelliğine sahiptir. Cildinize harici olarak uyguladığınızda hastalığınızda iyileşme göreceksiniz.

Kimyasal balgam sökücüleri kullanmak yerine dahili yolla aldığınız kantaron, balgamı atmaya yardımcı olur.

Kantaron, menopoz semptomlarına iyi gelerek oluşan sıkıntıyı atlatmada etkili oluyor. Günde 1-2 bardak kantaron çayı içerek rahatlama sağlayabilirsiniz.

Pürüzsüz bir cilde sahip olmak için kantaron yağını cildinize uygulayabilirsiniz. T bölgesindeki siyah noktaları, deri lekelerini ve morlukları geçirmekte etkili. Bir pamuğa birkaç damla damlatıp cilde masaj yaparak uygulayın. Herhangi bir alerji oluşumuna karşı ilk seferlerde az az sürülmesi gerekir. Hassas cilde sahip olanlar 2-3 günde bir uygulayabilirler. Cildin aşırı tepki vermesinden korkuyorsanız öncelikle bileğinizde deneyebilirsiniz

Kantaron yağı, saç dersini onarıyor ve hücre yenileciyici özelliği sayesinde derideki yeni hücrelerin gelişimini sağlıyor. Saçlı deride oluşan egzama ve kaşıntalara da iyi netice veriyor. Kantaron yağını, haftada 1-2 kez banyodan önce saç derisine masaj yaparak uygulayıp yarım saat saçınızda bekletin.

Strese son! Her gün 2-3 bardak kantaron çayı için, depresyondan kurtulabilirsiniz.

Korkudan stresten dudağınızda veya cildinizde çıkan uçuklara kantaron yağı sürerek onlardan kurtulabilirsiniz. Bir pamuk yardımıyla uçuğa yavaşça bastırarak uygulamanız yeterli.

Sinirsel yüz ağrıları veya sinir sıkışmalarından kaynaklanan ağrıları, ağrıyan bölgeye uzun bir süre kantaron yağıyla masaj yaparak yok edebilirsiniz.

 

Eğer içilecekse günde 1 tatlı kaşığı kadar günlük yeterli…Eğer cildinize sürülecekse 1 çay kaşığı günlük ölçü yeterli…

Sağlıklı Atıştırmalık…..Yer Fıstığı

Baklagiller ailesinden olan, çerez yapımı ve yağ sanayi başta olmak üzere, sapı kuru ot olarak kullanılan, kabuğundan bile çeşitli şekillerde faydalanılan, kıymetli bir yemiş….Yer Fıstığı

Akdeniz ikliminde yetişen fıstık, çerez olarak yaygın tüketilir.. Kek, kurabiye atıştırmak yerine bir kısım fıstık hem tokluk hissi verir, hemde faydalıdır…Peki nelere???

A, E, C vitaminlerini içeren fıstık, Demir, Bakır, Kalsiyum ve Magnezyum açısından çok zengindir.

Mide kanserine yakalanma riskini azaltan fıstık, cilt sağlığını korur ve kalbe iyi gelir..İçindeki vitaminler, mineral ve antioksidan özelliği,

fıstığı güçlü bir enerji kaynağı yapar.

Kereviz…..

Ülkemizde kullanımı yeni yeni yayılmaya başlayan kerevizin sayısız faydası olduğunu biliyormuydunuz???  Antioksidan özelliğe sahip, kereviz sinir sisteminden sindirim sitemine, kan basıncının dengelenmesinden alerjik rahatsızlıklara iyi gelmektedir…

Mide yanmalarını giderir…Mide ekşimesi, sağlıksız beslenme sonucunda ortaya çıkan bir durumdur. Kereviz suyu midedeki asiti düzenler.Ekşimeyi giderir..

İltihaplanmaları giderir…Vücuttaki iltihaplanma, enfeksiyona yada tahrişe yol açan bir bağışıklık sistemi tepkisidir. Antioksidan özelliği olan kereviz, anti-inflamatuar özelliğinede sahiptir. İçeriği sayesinde, kalsiyum, potasyum, sodyum ve manganez gibi çeşitli mineraller sayesinde cildiniz, dişleriniz parlak, diş etleriniz ve gözleriniz daha sağlıklı olacaktır.

Sıvı kaybını önler…Su içeriği yüksek ürünler vücudunuzdaki sıvı kaybını önleyecektir. Su içeriği bakımından en zengin olan gıdalarsa %98 salatalık, %95 kerevizdir.

Sindirime yardımcı olur…Lif açısından çok zengindir. Doğal lif ve fitokimyasallar, mide ve ince bağırsak duvarlarını harekete geçirerek, kabızlığı önlerler. Enzimlerin besin maddelerini parçalamasına ve kan dolaşımını emmesine yardımcı olur.

Kan basıncı ve kolesterol seviyeleri düşer…Kereviz yüksek tansiyonu önler. Kereviz, düz kas gevşetici özelliklere sahiptir, hücrelerin içinde ve dışında kalsiyum ve potasyum akışını iyileştirir.