Blog Archive: Herşey Dahil…

Aloe Veralı Nemlendirici

 1 DAL ALOE VERA /irice

5 YEMEK KAŞIĞI ZEYTİNYAĞI

3-4 DAMLA LİMON YADA LAVANTA YAĞI

1,5 YEMEK KAŞIĞI BEBE PUDRASI

Aloe Veranın dış kabuğunu salatalık soyar gibi incecik soyalım. Yada içerisinde jel kıvamı olduğu için sıkarak alabilirsiniz.İçinin jelini ve diğer malzemeleri bir kasede pürüzsüz olana dek çırpalım. Minik bir kaseye koyup, buzdolabında saklayalım. Cildinize yuvarlak harekeketlerle sürebilirsiniz.Yanıklarda düşmelerde, hatta çocuklarınıza koruma olarak güneşe çıkarken gönül rahatlığı ile kullanabilirsiniz…Günlük nemlendirici olarak sabah akşam, cildinize nemlendirici olarak sürebilirsiniz…

 

Evimizde Pozitif Enerjiyi Yükseltmek İçin…

  • Yaşam alanınızda kullanmadığınız, fazla olan ne kadar eşya varsa, lütfen onlardan kurtulun…Nasıl anlarız gitmesi gerektiğini?? Eğer 1 seneden beri kullanmadıysanız o eşya artık size hizmet etmiyor yada diğer tabir ile, siz ona hizmet ediyorsunuz demektir..  Olumlu enerji olmasını istediğiniz her yerde, sadelik ve düzen başrolde olmalıdır. Enerjinin rahat dolaşabilmesi için bu şarttır. Fazla eşya ve dahi biriken tozlar pozitif enerjinin geçişlerini engelleyen durumlardır.

  •  Yaşanılan yerlerin, toprağın, duvarın, uzun zaman kullanılan eşyaların hafızası vardır.  Ortamdaki her şeyi kaydederler. Eşyaya baktığınızda size ne hatırlattığı da çok önemli…Mutlu hissediyorsanız baktığınızda sorun yok..Ama kötü hissettiriyorsa derhal kurtulun…

  • Eğer bir eşya çatlamışsa, bu muhtemelen negatif enerjiye maruz kaldığı için meydana gelmiştir. Yani negatif enerjiyi kendi üzerinde çekerek, sizi korumuştur. O negatif enerji yüklü çatlak yada kırık nesne çöp…

  • Evin mutlaka düzenli olarak temizlenmesi, tozlardan arınması, pozitif enerjinin yüksek olmasını sağlar.Evin mutlaka sabahları havalandırılmasıda bir o kadar önemli…

  • Kuru çiçeklerin ölü bir enerji olduğu belirtmeliyiz.Fazlaca toz tutar…Ya atın ya çok iyi temizleyin…

  • Tuz negatif enerjiyi üzerine çeken bir kristaldir. Siz ufak kaseler içinde odalara tuz koyun, o işlemini yapacaktır.Bir kaç haftada bir değiştirin.

  • Tütsü yapmakta evin enerjisini temizler. Özellikle adaçayı (Latincede salvia yani iyileşmek kelimesinden gelir)  yaktığınızda içeriğinde bulunan yağlar açığa çıkarak sizi sakinleştirir. Yaydığı frekans ortamı temizler.

  • Evde çiçek beslemek, canlı enerji kaynağıdır. Özellikle bazı bitkiler yapısal özellikleri ile evin havasını temizleyip pozitif enerji yayma özelliğine sahiptirler.Örneğin,  Paşakılıcı çiçeği..

  • Aynalar doğru yerde asılı olursa doğru enerji yayarlar. Yatağın karşısına ayna konulmaz. Yan tarafında komşunuzla aranızdaki duvara asılmaz. Bir ayna iki oda arasında enerji geçiş kapısı gibidir. Oradaki tüm enerjiyi size yansıtabilir.

Peki nereye koymalıyız aynaları??

Yemek masasının yanına konulabilir. Bolluk ve bereketi geri yansıtır. Giriş kapısının üzerine asılır. Gelen kişinin enerjisini geri kendine yansıtır. Evin kendi odalarına bakan bir duvarına asılabilir.Ve tabi aynalarında düzenli olarak enerjilerinin temizlenmesi gerekir.

  • Evde sizi rahatlatan hoşunuza giden pozitif enerji veren müzikler dinleyebilirsiniz.Dua, meditasyon, esma zikirleri ile çalışmalar yaptığınız da evinizin frekansını en az 15 mhz yükseltecektir.

YARA İZLERİNİ GİDERMENİN DOĞAL YOLLARI

VAZELİN :

Pahalı krem ve serumlara göre çok çok etkili ve güvenilir bir yöntemdir yara izlerini kaybetmek için. 1 ile 3 hafta süresince günde 3 kez iz olan bölgeye sürülen vazelin, cildin mükemmel şekilde nem tutmasına yardımcı oluyor. Deri çatlağı, su çiçeği ve akne izleri için iyi bir çözüm kaynağıdır.

ALOE VERA:

Aloevera, iddialı tedavi edici özelliği nedeniyle yüzyıllardır kullanılmaktadır. Deri yenilenme sürecini desteklediği gibi, anti-enflamatuar ve antiseptik özellikleri de taşır. Aloevera jelini dairesel hareketlerle masaj yaparak yaranın üzerine uygulayalım. 30 dakika bekledikten sonra  yıkayalım. Günde iki kez… Küçük ameliyat izlerini gidermek için etkili olacaktır.

SANDAL AĞACI YAĞI :

Uçucu yağlar, yüksek oranda kolajen sentezini destekler ve antiseptik, anti-enflamatuar ve iyileştirici özellikleri taşır. Özellikle sandal ağacı ve lavanta yağları, düzenli kullanıldığında iyileştirici ve yenileyici süreçleri destekler. Yara izlerinin üzerine az bir miktar uçucu yağdan sürüp, masaj yaparak yedirin.

SOĞAN SUYU:

Soğan suyu, düzenli kullanımda, yanık izlerine ve minik cerrahi operasyon izlerine karşı iyi gelmektedir. Temiz yara izine soğan suyu ile pansuman yapabilirsiniz. Haftada 3 defa uygulamanız tavsiye edilir.

ELMA SİRKESİ+BAL

Elma sirkesi, antimikrobiyal ve antioksidan özelliklerinden dolayı doğal bir dezenfektandır. Akne izlerinden kurtulmak için elma sirkesini ve balı karıştırın. Akne izine uygulayın ve 10 dakika sonra cildinizi durulayın.

Buzun Cilde Yararları

Cilt hücrelerini harekete geçiren buz, ciltteki koyu renkliliği giderir..Ciltte beyazlanma sağlar. Cildi canlı yapar.  Buz küpleri güneş yanıkların geçmesinde de oldukça etkilidir. Güneş yanıklarıyla başınız dertteyse temiz beze sarıp cildinize uygulamanız yeterli olacaktır…

Sıkılaştırıcı özelliği ile, genişleyen gözeneklerin toparlanmasını ve küçülmesini sağlayan en kolay yöntemdir. Buz ayrıca ciltte kan dolaşımını hızlandırarak, cildin sağlıklı ve genç görünmesini sağlar.

Bu yöntemi kullanmak isteyenler, bir kaç tane buzu temiz bir beze sarıp, cilde çok bastırıp tahriş etmeden, yüzün hertarafını hatta boyun bölgesine de uygulayabilirler. İyice soğuyan cildi 30 saniye kadar dinlendirip, tekrar buz uygulaması yapılır.Ve sonra tekrar…Bu işlemi 3 kere yapmanız yeterli olacaktır. Bir gün içinde ister bir kere ister 2 veya 3 kere uygulanailir. Hiçbir sakıncası yoktur.

Buz sadece cilt bakımında değil, çıkan sivilcelerin azalmasında da çok etkili bir yöntemdir. Ciltteki kan dolaşımını hızlandırdığı için sivilcelerin çabuk kaybolmasına sebep olur. Ayrıca ciltte biriken yağ ve kiri de giderir. Böylece sivilcelerin neden olduğu ağrı, iltihaplanma gibi sorunların da yaşanmasına engel olur. Kan dolaşımının hızlanması göz altı morluklarının da çaresidir. Temiz beze sarılmış buz küplerini göz altınızda kısa süreli bir şekilde tutup tutup kaldıralım.

Koronovirüs Belirtileri

Koronovirüs (covid-19) en yaygın belirtileri ateş, halsizlik ve kuru öksürüktür. Bazı kişilerde ağrı, burun tıkanıklığı, burun akıntısı, boğaz ağrısı ve ishal olabilir. Başlarda bu semptomlar hafiftir ve yavaş yavaş başlar.

Bazı insanlar, özellikle bağışıklık sistemi güçlü olanlar, enfekte olur, ancak herhangi bir semptom görülmez ve kendilerini kötü hissetmezler. Yakalanan kişilerin yaklaşık % 80’i özel tedaviye ihtiyaç duymadan iyileşir. Virüse yakalanan kişilerin, her 6’da 1’i ağır hastalanmakta ve nefes almakta güçlük çekmektedir. İleri yaşlardaki insanlar yada yüksek tansiyon, kalp problemleri yahut diyabeti olanlar hastalığı çok ciddi geliştirme olasılığına sahiptirler… Bu kişilerin vücutlarında hastalığın ilerleme sürecide oldukça hızlıdır… Hastalığa yakalanan insanların yaklaşık % 2’si ölmüştür. Ateş, öksürük ve nefes almada zorluk çeken kişiler mutlaka sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.

 

Öksürme, aksırma yada hapşırma sırasında ağız ve burun, tek kullanımlık kağıt mendil ile örtülmeli, yoksa dirsek içi kullanılmalıdır.

Mümkün olabildiğince kalabalık ortamlara girilmemeli, eğer gitmek zorundaysak, ağzı ve burnu kapatan maske kullanmalıdır. (bir kere burundan itibaren taktığımız maskeyi asla indirmemeliyiz, çeneye yada ağıza maskeyi çektiğimiz an maske artık enfekte olmuştur, atılmalıdır.)

Çiğ veya az pişmiş et yemekten kaçınılmalıdır. İyi pişmiş yiyecekler tercih edilmelidir..Bolca taze sebze, meyve ve bol su tüketilmelidir..

Seyahat sonrası 14 gün içinde herhangi bir solunum yolu semptomu olursa maske takılarak en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalı, doktora seyahat öyküsü hakkında bilgi verilmelidir.

Bağışıklık Sistemini Güçlendirmenin Yolları

  • Sigara kullanmayalım,

  • Yüksek proteinli meyve ve sebzeler tüketelim,

  • Düzenli egzersiz yapalım,

  • Sağlıklı beslenelim, (az karbonhidrat)

  • Alkol mümkünse kullanmayalım yada az kullanalım,

  • Uyku düzenimize ve en az 7-8 saat olmasına dikkat edelim,

  • Ellerimizi, ağzımızı ve burnumuzu sık sık bol su ile yıkayalım,

  • Çiğ yada az pişmiş yerine güzel pişmiş et tüketelim.,

  • Stresi en aza indirmeye çalışalım…

BAĞIŞIKLIĞI ARTTIRICI 15 SÜPER BESİN;

  1. Mürver : Çiçek veren bitkilerden “Adoxaceae” familyasından, otuz kadar farklı türü bulunan meyve antioksidanlar olarak adlandırılan besinlerle yüklüdür ve iltihapla savaşmaya yardımcıdır.Bazı çalışmalar sonucunda grip virüslerini bloke ettiği görülmüştür.

  2. Mantar: Vücuda, selenyum, B vitaminleri, riboflavin ve niacin sağlar.. Eğer vücutta selenyum az ise, grip semptomları daha şiddetli olur. Riboflavin ve niasin bağışıklık sisteminde önemli rol oynamaktadır.

  3. Acai üzümü: En dikkate değer özelliği koyu mor rengini veren içindeki bulunan antosiyaninlerdir. Antioksidan bakımından inanılmaz bir şekilde zengindir. Omega 3, omega 6, omega 9, A Vitamini, B Vitamin, C vitamini, E vitamini, polifenol, fitosterol, antosiyonin, demir, potasyum, fosfor ve kalsiyum gibi birçok yararlı bileşen içerir.

  4. İstiridye: Virüslerle savaşta etkili olan çinkoyu içerir. Çinko, bağışıklık sistemindeki beyaz kan hücrelerini oluşturmaya ve harekete geçirmeye yardımcı olur. Ayrıca bağışıklık sisteminize, yaraları iyileştirme konusunda destek sağlar.

  5. Karpuz: Serinleten bir yaz meyvesi olmak dışında, glutatyon adı verilen bir antioksidana sahiptir. Bağışıklık sistemini güçlendirir, enfeksiyonlarla savaşır. Glutatyon en çok kabuğu ile kırmızı meyvesi arasında bulunur.

  6. Buğday tohumu: Besin açısından çok zengin olan buğday tohumu, çinko, antioksidanlar ve B vitaminleri içerir. Buğday tohumu, lif, protein ve bazı sağlıklı yağların bir karışımı gibidir. Tariflerde, normal unun bir kısmını buğday tohumu ile değiştirebilirsiniz.

  7. Az yağlı yoğurt: Yoğurt ve diğer fermente ürünlerdeki probiyotikler soğuk algınlığının şiddetini hafifletebilir. Ayrıca, D vitamini eklenmiştir. Araştırmalar, D vitamini düzeyi düşük olan kişilerin soğuk algınlığı veya grip olma ihtimalinin daha yüksek olduğunu göstermektedir.

  8. Ispanak: Ispanak, vücudunuzun yeni hücreler oluşturmasına ve DNA’yı onarmasına yardımcı olan folattır. Ayrıca C vitamini, lif, antioksidanlar içerir. Ispanaktan maksimum fayda sağlamak için çiğ yemeli yada az pişirmeliyiz.

  9. Çay: Beyaz, yeşil veya siyah farketmez, her biri hastalıklarla mücadele eden polifenoller ve flavonoidlere sahiptir. Bu antioksidanlar hücrelere zarar veren serbest radikalleri yok ederler.

  10. Tatlı patates: Havuç gibi bolca beta-karoten içerir. Vücutta, serbest radikallere zarar veren A vitamini haline dönüşür. Bu bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcıdır. Hatta yaşlanma sürecini de geciktirebilir.

  11. Brokoli: Bağışıklık sistemini güçlendiren temel besinlerden biridir. A ve C vitaminleri ve antioksidan glutatyon içerir.

  12. Sarımsak: Çiğ sarımsak, bakteriler, virüsler ve mantarlarla savaşma yeteneği sayesinde cilt enfeksiyonlarını tedavi eder. En faydalı hali çiğ olanıdır. Sarımsak tozu aynı etkiyi asla sağlamayacaktır. Ayrıca sarımsak, kolesterolünüzü düşürmeye yardımcıdır.

  13. Miso: Fermente soya fasulyesinden yapılan bu protein açısından zengin macun, Asya mutfağının temelidir.

  14. Tavuk çorbası: Ev yapımı tavuk çorbası gerçekten semptomlarımızı hafifletir. Daha erken iyileşmemize yardımcı olur. Dahası, vücudunuzu grip virüsünden koruyacak karnosin adı verilen bir kimyasala sahiptir.

  15. Nar suyu: Eski Mısırlılar, bu meyveyi enfeksiyonları tedavi etmek için kullanmışlardır.Vücudunuzun bakterilerle ve grip dahil olmak üzere çeşitli virüslerle savaşmasına yardımcı olur.

  16. Zencefil: Bu knobi kökü iyi bir antioksidan kaynağıdır.

Dünyayı Tehdit Eden Virüse Nasıl Karşı Koyacağız??

Bu virüs, üst solunum yollarında, enfeksiyona yol açan viral etkenlerden biridir. Mevsimsel gribe benzer özelliktedir. Virüs fazlaca hayvanlarda görülür.Az da olsa hayvanlardan insanlara, insanlardan da diğer insanlara bulaşması görülür.

Grip gibi yakın temas, öksürük, hapşırık ve tokalaşma gibi yollarla yayılım gösterebilir. Ağız burun yoluyla bulaşan virüs, alt solunum yollarına ve sonra tüm bedene yayılmaktadır. Ölüm sebebinin büyük çoğunluğu alt solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı olmaktadır.

İştahsızlık ve kilo kaybı, ateş , halsizlik ve durgunluk, karın bölgesinin şişmesi, görme sorunları, gözün sulanması ve gözde renk değişimi, solunum sorunları ve nezle, denge sorunları belirtilerindendir.

Corona Virüsünün, herhangi bir ilaç tedavisi yoktur. Antibiyotikler hastalığa etkisizdir. Dinlenmek, dengeli beslenmek gerekir. Ayrıca dağılmasını engellemek için evde kalmak, mümkünse insanlarla yakın temas kurmamamız gerekmektedir.

Peki korunmak için neler yapmalıyız?

—Maske takmak,

—Ellerin sık sık yıkamak,

—Öksürük ve hapşırık durumunda mendil kullanmak,

—Özellikle yabancı yüzeylerle temas sonrası elleri hiçbir şekilde yüze, burna, ağza ve gözlere değmeden yıkamak.

 

Yaşlanmayı Durduran Krem

2 Yemek Kaşığı………………………….Hindistan Cevizi Yağı

1 Çay Kaşığı……………………………….Balmumu

1 Tatlı Kaşığı……………………………..Muz(ezilmiş)

1 Tatlı Kaşığı……………………………..Buğday Nişastası

Cezvede hindistan cevizi ve balmumunu kısık ateşte birkaç saniyede eritelim. Ocaktan aldıktan sonra tamamen soğuk olduğundan emin olunca içine ezilmiş muz ve nişastayı ekleyip, güzelce karıştıralım.Temiz kapaklı bir krem kabına koyup, buzdolabında saklayalım.Her gece temiz cildimize sürelim. Özellikle kırışıklık olan yerlere göz çevremizde dahil olmak üzere sürelim.

Kırışıklıklara ütü vazifesi yapan çok güçlü bir doğal krem….35 yaş üzeri kırışıklık ve kaz ayakları başlamış her kişi rahatlıkla kullanabilir…

Şems Arslan’ın tarifidir.

 

Balgam Söktürücü

                     3 adet…………………….. havuç
5 yemek kaşığı……………………bal (organik)

 

Havuçları yıkayıp ve ince halka şeklinde doğrayalım.Küçük bir tencereye koyup, üzerine çıkacak kadar su ile yumuşayana kadar kaynatalım.Yumuşayan havuçları süzelim. Çatal yardımı veya blenderdan geçirerek püre haline getirelim. Bir çay bardağı su ile karıştıralım. Püre soğuduktan sonra balla karıştırıp,  cam kavanozda saklayalım.  Karışımı bir gün boyunca serin yerde yada buzdolabında dinlendirelim.

Ertesi gün, gün boyunca 4 yemek kaşığı kadar tüketebilirsiniz.. Her yemekten sonra bir kaşık kadar…

Sürekli öksürüğü olan, balgamını sökemeyen kişiler için şahane bir tarif….

Doğal Antibiyotikler

Elma Sirkesi (İçtiğimiz suya günlük 1 yemek kaşığı katabiliriz..Yada salatalarımızda kullanabiliriz)

Soğan (Yemeklerimizde, salatalarımızda günlük bolca tüketmeliyiz)

Sarımsak (Hergün : 2-3 diş Kokusundan çekinenler, ardından maydanoz yemeliler…)

Zencefil (Doğal 1 tatlı kaşığı bal ile yarım çay kaşığı zencefil karıştırıp yenmelidir.)

Zerdeçal ( (Doğal 1 tatlı kaşığı bal ile yarım çay kaşığı zerdeçal karıştırıp yenmelidir.)

Turpotu (Haşlayıp, zeytinyağı ve nar ekşisiyle harmanlayıp, tüketelim)

Kekik (Kaynar suya 1 çay kaşığı kekiği atıp, 10 dk.demleyip içebilirsiniz veyahut hergün yemeklerinize serpebilirsiniz)

Ekinezya ( 1 çay kaşığı ekinezya yaprağını/çiçeğini 1 bardak kaynar suya koyup, 1 su bardağı suyla 10 dakika kadar kaynatıp, süzüp içebilirsiniz)

Bal (doğal) (günlük 1 tatlı kaşığı)