Blog Archive: Herşey Dahil…

Koronovirüs Belirtileri

Koronovirüs (covid-19) en yaygın belirtileri ateş, halsizlik ve kuru öksürüktür. Bazı kişilerde ağrı, burun tıkanıklığı, burun akıntısı, boğaz ağrısı ve ishal olabilir. Başlarda bu semptomlar hafiftir ve yavaş yavaş başlar.

Bazı insanlar, özellikle bağışıklık sistemi güçlü olanlar, enfekte olur, ancak herhangi bir semptom görülmez ve kendilerini kötü hissetmezler. Yakalanan kişilerin yaklaşık % 80’i özel tedaviye ihtiyaç duymadan iyileşir. Virüse yakalanan kişilerin, her 6’da 1’i ağır hastalanmakta ve nefes almakta güçlük çekmektedir. İleri yaşlardaki insanlar yada yüksek tansiyon, kalp problemleri yahut diyabeti olanlar hastalığı çok ciddi geliştirme olasılığına sahiptirler… Bu kişilerin vücutlarında hastalığın ilerleme sürecide oldukça hızlıdır… Hastalığa yakalanan insanların yaklaşık % 2’si ölmüştür. Ateş, öksürük ve nefes almada zorluk çeken kişiler mutlaka sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.

 

Öksürme, aksırma yada hapşırma sırasında ağız ve burun, tek kullanımlık kağıt mendil ile örtülmeli, yoksa dirsek içi kullanılmalıdır.

Mümkün olabildiğince kalabalık ortamlara girilmemeli, eğer gitmek zorundaysak, ağzı ve burnu kapatan maske kullanmalıdır. (bir kere burundan itibaren taktığımız maskeyi asla indirmemeliyiz, çeneye yada ağıza maskeyi çektiğimiz an maske artık enfekte olmuştur, atılmalıdır.)

Çiğ veya az pişmiş et yemekten kaçınılmalıdır. İyi pişmiş yiyecekler tercih edilmelidir..Bolca taze sebze, meyve ve bol su tüketilmelidir..

Seyahat sonrası 14 gün içinde herhangi bir solunum yolu semptomu olursa maske takılarak en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalı, doktora seyahat öyküsü hakkında bilgi verilmelidir.

Bağışıklık Sistemini Güçlendirmenin Yolları

  • Sigara kullanmayalım,

  • Yüksek proteinli meyve ve sebzeler tüketelim,

  • Düzenli egzersiz yapalım,

  • Sağlıklı beslenelim, (az karbonhidrat)

  • Alkol mümkünse kullanmayalım yada az kullanalım,

  • Uyku düzenimize ve en az 7-8 saat olmasına dikkat edelim,

  • Ellerimizi, ağzımızı ve burnumuzu sık sık bol su ile yıkayalım,

  • Çiğ yada az pişmiş yerine güzel pişmiş et tüketelim.,

  • Stresi en aza indirmeye çalışalım…

BAĞIŞIKLIĞI ARTTIRICI 15 SÜPER BESİN;

  1. Mürver : Çiçek veren bitkilerden “Adoxaceae” familyasından, otuz kadar farklı türü bulunan meyve antioksidanlar olarak adlandırılan besinlerle yüklüdür ve iltihapla savaşmaya yardımcıdır.Bazı çalışmalar sonucunda grip virüslerini bloke ettiği görülmüştür.

  2. Mantar: Vücuda, selenyum, B vitaminleri, riboflavin ve niacin sağlar.. Eğer vücutta selenyum az ise, grip semptomları daha şiddetli olur. Riboflavin ve niasin bağışıklık sisteminde önemli rol oynamaktadır.

  3. Acai üzümü: En dikkate değer özelliği koyu mor rengini veren içindeki bulunan antosiyaninlerdir. Antioksidan bakımından inanılmaz bir şekilde zengindir. Omega 3, omega 6, omega 9, A Vitamini, B Vitamin, C vitamini, E vitamini, polifenol, fitosterol, antosiyonin, demir, potasyum, fosfor ve kalsiyum gibi birçok yararlı bileşen içerir.

  4. İstiridye: Virüslerle savaşta etkili olan çinkoyu içerir. Çinko, bağışıklık sistemindeki beyaz kan hücrelerini oluşturmaya ve harekete geçirmeye yardımcı olur. Ayrıca bağışıklık sisteminize, yaraları iyileştirme konusunda destek sağlar.

  5. Karpuz: Serinleten bir yaz meyvesi olmak dışında, glutatyon adı verilen bir antioksidana sahiptir. Bağışıklık sistemini güçlendirir, enfeksiyonlarla savaşır. Glutatyon en çok kabuğu ile kırmızı meyvesi arasında bulunur.

  6. Buğday tohumu: Besin açısından çok zengin olan buğday tohumu, çinko, antioksidanlar ve B vitaminleri içerir. Buğday tohumu, lif, protein ve bazı sağlıklı yağların bir karışımı gibidir. Tariflerde, normal unun bir kısmını buğday tohumu ile değiştirebilirsiniz.

  7. Az yağlı yoğurt: Yoğurt ve diğer fermente ürünlerdeki probiyotikler soğuk algınlığının şiddetini hafifletebilir. Ayrıca, D vitamini eklenmiştir. Araştırmalar, D vitamini düzeyi düşük olan kişilerin soğuk algınlığı veya grip olma ihtimalinin daha yüksek olduğunu göstermektedir.

  8. Ispanak: Ispanak, vücudunuzun yeni hücreler oluşturmasına ve DNA’yı onarmasına yardımcı olan folattır. Ayrıca C vitamini, lif, antioksidanlar içerir. Ispanaktan maksimum fayda sağlamak için çiğ yemeli yada az pişirmeliyiz.

  9. Çay: Beyaz, yeşil veya siyah farketmez, her biri hastalıklarla mücadele eden polifenoller ve flavonoidlere sahiptir. Bu antioksidanlar hücrelere zarar veren serbest radikalleri yok ederler.

  10. Tatlı patates: Havuç gibi bolca beta-karoten içerir. Vücutta, serbest radikallere zarar veren A vitamini haline dönüşür. Bu bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcıdır. Hatta yaşlanma sürecini de geciktirebilir.

  11. Brokoli: Bağışıklık sistemini güçlendiren temel besinlerden biridir. A ve C vitaminleri ve antioksidan glutatyon içerir.

  12. Sarımsak: Çiğ sarımsak, bakteriler, virüsler ve mantarlarla savaşma yeteneği sayesinde cilt enfeksiyonlarını tedavi eder. En faydalı hali çiğ olanıdır. Sarımsak tozu aynı etkiyi asla sağlamayacaktır. Ayrıca sarımsak, kolesterolünüzü düşürmeye yardımcıdır.

  13. Miso: Fermente soya fasulyesinden yapılan bu protein açısından zengin macun, Asya mutfağının temelidir.

  14. Tavuk çorbası: Ev yapımı tavuk çorbası gerçekten semptomlarımızı hafifletir. Daha erken iyileşmemize yardımcı olur. Dahası, vücudunuzu grip virüsünden koruyacak karnosin adı verilen bir kimyasala sahiptir.

  15. Nar suyu: Eski Mısırlılar, bu meyveyi enfeksiyonları tedavi etmek için kullanmışlardır.Vücudunuzun bakterilerle ve grip dahil olmak üzere çeşitli virüslerle savaşmasına yardımcı olur.

  16. Zencefil: Bu knobi kökü iyi bir antioksidan kaynağıdır.

Dünyayı Tehdit Eden Virüse Nasıl Karşı Koyacağız??

Bu virüs, üst solunum yollarında, enfeksiyona yol açan viral etkenlerden biridir. Mevsimsel gribe benzer özelliktedir. Virüs fazlaca hayvanlarda görülür.Az da olsa hayvanlardan insanlara, insanlardan da diğer insanlara bulaşması görülür.

Grip gibi yakın temas, öksürük, hapşırık ve tokalaşma gibi yollarla yayılım gösterebilir. Ağız burun yoluyla bulaşan virüs, alt solunum yollarına ve sonra tüm bedene yayılmaktadır. Ölüm sebebinin büyük çoğunluğu alt solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı olmaktadır.

İştahsızlık ve kilo kaybı, ateş , halsizlik ve durgunluk, karın bölgesinin şişmesi, görme sorunları, gözün sulanması ve gözde renk değişimi, solunum sorunları ve nezle, denge sorunları belirtilerindendir.

Corona Virüsünün, herhangi bir ilaç tedavisi yoktur. Antibiyotikler hastalığa etkisizdir. Dinlenmek, dengeli beslenmek gerekir. Ayrıca dağılmasını engellemek için evde kalmak, mümkünse insanlarla yakın temas kurmamamız gerekmektedir.

Peki korunmak için neler yapmalıyız?

—Maske takmak,

—Ellerin sık sık yıkamak,

—Öksürük ve hapşırık durumunda mendil kullanmak,

—Özellikle yabancı yüzeylerle temas sonrası elleri hiçbir şekilde yüze, burna, ağza ve gözlere değmeden yıkamak.

 

Yaşlanmayı Durduran Krem

2 Yemek Kaşığı………………………….Hindistan Cevizi Yağı

1 Çay Kaşığı……………………………….Balmumu

1 Tatlı Kaşığı……………………………..Muz(ezilmiş)

1 Tatlı Kaşığı……………………………..Buğday Nişastası

Cezvede hindistan cevizi ve balmumunu kısık ateşte birkaç saniyede eritelim. Ocaktan aldıktan sonra tamamen soğuk olduğundan emin olunca içine ezilmiş muz ve nişastayı ekleyip, güzelce karıştıralım.Temiz kapaklı bir krem kabına koyup, buzdolabında saklayalım.Her gece temiz cildimize sürelim. Özellikle kırışıklık olan yerlere göz çevremizde dahil olmak üzere sürelim.

Kırışıklıklara ütü vazifesi yapan çok güçlü bir doğal krem….35 yaş üzeri kırışıklık ve kaz ayakları başlamış her kişi rahatlıkla kullanabilir…

Şems Arslan’ın tarifidir.

 

Balgam Söktürücü

                     3 adet…………………….. havuç
5 yemek kaşığı……………………bal (organik)

 

Havuçları yıkayıp ve ince halka şeklinde doğrayalım.Küçük bir tencereye koyup, üzerine çıkacak kadar su ile yumuşayana kadar kaynatalım.Yumuşayan havuçları süzelim. Çatal yardımı veya blenderdan geçirerek püre haline getirelim. Bir çay bardağı su ile karıştıralım. Püre soğuduktan sonra balla karıştırıp,  cam kavanozda saklayalım.  Karışımı bir gün boyunca serin yerde yada buzdolabında dinlendirelim.

Ertesi gün, gün boyunca 4 yemek kaşığı kadar tüketebilirsiniz.. Her yemekten sonra bir kaşık kadar…

Sürekli öksürüğü olan, balgamını sökemeyen kişiler için şahane bir tarif….

Doğal Antibiyotikler

Elma Sirkesi (İçtiğimiz suya günlük 1 yemek kaşığı katabiliriz..Yada salatalarımızda kullanabiliriz)

Soğan (Yemeklerimizde, salatalarımızda günlük bolca tüketmeliyiz)

Sarımsak (Hergün : 2-3 diş Kokusundan çekinenler, ardından maydanoz yemeliler…)

Zencefil (Doğal 1 tatlı kaşığı bal ile yarım çay kaşığı zencefil karıştırıp yenmelidir.)

Zerdeçal ( (Doğal 1 tatlı kaşığı bal ile yarım çay kaşığı zerdeçal karıştırıp yenmelidir.)

Turpotu (Haşlayıp, zeytinyağı ve nar ekşisiyle harmanlayıp, tüketelim)

Kekik (Kaynar suya 1 çay kaşığı kekiği atıp, 10 dk.demleyip içebilirsiniz veyahut hergün yemeklerinize serpebilirsiniz)

Ekinezya ( 1 çay kaşığı ekinezya yaprağını/çiçeğini 1 bardak kaynar suya koyup, 1 su bardağı suyla 10 dakika kadar kaynatıp, süzüp içebilirsiniz)

Bal (doğal) (günlük 1 tatlı kaşığı)

Nar Çekirdeği Yağı Faydaları ve Kullanımı

İçinde bulunan polifenoller, damarlarda kolesterol birikmesini engeller. Böylece kalp ve damar hastalıklarındanda korunmuş oluruz. İçeriğindeki potasyum ve antioksidan, yüksek tansiyon riskinide ortadan kaldırır.

Bağışıklık sistemini güçlendireceğinden bir çok hastalıktan ve dahi kanserden koruma sağlar.

Nar çekirdeği yağı, içerisindeki flavonoidlerin desteği ile vücutta yağ birikmesini önler ve fazla yağların vücuttan atılmasını sağlar. Böylece kilo verme süreciniz hızlanır.

Nar çekirdeği yağı içindeki asitler sayesinde vücut iltihaba karşı dirençli hale gelir.

Kas ağrıları yaşıyorsanız, bu yağ ile kas ağrılarınızı dindirir.

İçeriğinde bulunan fitoöstrojenler sayesinde hormonal dengesizlikler önlenir.

Cilt sağlığı için mucizedir. Cildin yağ oranını dengeler ve cildi canlandırır. Cildi sıkılaştırır. Parlak ve pürüzsüz olmasına destek olur. Sağlıklı sonuçlar almak için her gece temiz cildinize 4-5 damlayı yuvarlak hareketlerle yukarıya doğru masaj yaparak yedirmelisiniz.Egzama, sedef, güneş yanığı durumlarınada şifadır. Yara ve kesikleri izlerini iyileştirir.

Nar çekirdeği yağı saç bakımı için tercih edilen şifalı bitkisel yağlardandır. Saç derisinde kan dolaşımını hızlandırır ve kan damarlarını güçlendirir. Böylece kepek ve kaşıntı gibi sorunları ortadan kaldırır.Saçınızın pH dengesini kontrol eder. Böylece saçlarınız daha canlı ve sağlıklı görünür.

 

 

Nar Çekirdeği Yağı Nasıl Kullanılır?

Nar çekirdeği yağı kırışıklık için de tercih edilen bitkisel yağlardandır. Yüz bölgesi hassas bir bölge olduğu için yağı su ile inceltip yüzünüze masaj yapabilirsiniz.

Ağız yoluyla kullanmak isteyenler ister salatalarında ister yemeklerine karıştırıp ölçü günlük 1 yemek kaşığı olmak kaydı ile tüketebilirler..

Nar çekirdeği yağını selülit için kullanmak istediğinizde, bir fincan su içine 7 veya 8 damla yağ damlatmanız ve selülitli bölgeye masaj yapmanız yeterlidir..Düzenli olarak hergün yaptığınızda kaybolduklarını göreceksiniz..

 

Güçlü antioksidan ve hücre yenileyici özelliği olan nar çekirdeği yağının güçlü bir kırışık önleyicidir..Göz çevresi hariç cildinize sürebilirsiniz…Göz çevrenize az su ile inceltip sürebilirsiniz.. Gece kremi olarak kullanabilirsiniz..Güneşe çıkmamanızı tavsiye ederim…Cildinizin alerjik reaksiyon verme ihtimalini ortadan kaldırmış olursunuz…Düzenli kullandığınızda 1 ay sonra cildinizin farklılaştığına kendiniz şahit olacaksınız..

Banyodan önce saç diplerinize uygulayabilirseniz, kepek, kaşıntı dökülme sorunları ortadan kalkar..

Nar Çekirdeği Yağı Nasıl Yapılır??

2 adet narın çekirdeklerini ayıralım.Süzgeçten elimizle bastırarak suyunu sıkalım. Çekirdeklerini yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine yayalım.120 ‘C ısıda 30-35 dakika kadar sadece kuruması için fırınlayalım. Yüksek ateşte yapıp çekirdekleri pişirmeyelim. Kuruyan çekirdekleri havanda dövelim. Yarım kilo saf zeytinyağının içine koyalım.Kapağını kapayıp, her gün 2-3 kere karıştırmak kaydı ile 20 gün bekletelim.Güneş olan günlerde 1 saat kadar güneş alan bir yerde bekletirseniz dahada iyi olur.Ama yoksa sorun değil…Sonra süzüp cam şişeye koyalım.Serin yerde muhafaza edelim.

Stresi gideren bitki çayı

2 tatlı kaşığı melisa

Bir tutam papatya

5 yaprak taze nane

1 tatlı kaşığı bal

Yarım limon

1 litre su

Yapılışı : Kaynamış suyun içine melisa ve papatyaları ekleyelim. 4 dakika demlendirelim.Sonra içine nane yapraklarını, limon suyunu ve balı ilave edelim.Karıştıralım..

Sinirleri yatıştıran, rahatlatan, çabucak etki eden lezzetli bir çay…Afiyet olsun…

Sonbahar Maskeleri

Kuru Cilt Tipindekiler : jojoba yağı, şeftali çekirdeği yağı, tatlı badem yağı, avakado yağı, zeytinyağı, fındık yağı gibi bitkisel yağlardan herhangi birini veya birkaçını karıştırarak haftada bir yada iki kez maske olarak değerlendirebileceğiniz gibi, yumurta ve kayısıyı ezip, karıştırıp yüzünüze (hassas bölgeler hariç göz altı ve dudak çevresi gibi) uygulayabilirsiniz.

Yağlı Cilt Tipindekiler :  Yeşil kil ve su maskesi…Yüzünüze yetecek kadar 1 yemek kaşığı kil ve onu krem haline getirecek miktarda su ile yapacağınız maskeyi, haftada 1 kere 10 dakika kadar yüzümüzde tutalım..(Göz çevresi ve dudak kenarı har iç..

Karma Cilt Tipindekiler : Yanaklara zeytinyağı ve balı karıştırıp, 2 günde bir sürebilirler…20 dakika kadar sonra ılık su ile yıkanabilir…Yada 3 çay kaşığı bebe pudrası ile 2 çay kaşığı limon karışımıda karma ciltlere faydalı bir maskedir…(haftada 1 kere)

Yaş maya maskeside, hücrelerin yenilenerek cildin onarılmasına oldukça katkı sağlar. Hem kuru hem de yağlı cilt tiplerine uygulanabilen maske, cilde nem katıp, nemlendirirken yağ dengesini de korur. Cildi derinlemesine temizleyerek akne oluşumunu engeller.Haftada 2 kere olmak şartı ile…(Yarım paket yaşmaya ve 3 çay kaşığı kadar süt)

Kaya Tuzu Kullanmalıyız…

Kaya tuzu, içerisinde pek çok yararlı mineral bulunduran, vücut için çok gerekli bir besindir. Rafine tuz da, bu minerallerin çoğu bulunmamaktadır.Bu sebepten ötürü uzmanlar kaya tuzu kullanımını önermektedirler.

Rafine tuz, vücutta ödem oluştururken, kaya tuzu tam tersi ödem çözücü özelliğe sahiptir. Demir, magnezyum ve kalsiyum bulunan zengin içeriğinden dolayı kaya tuzunun stres üzerinde olumlu etkisi vardır. Ayrıca, rafine tuzlar kan basıncını yükselterek hipertansiyonu tetiklerken, kaya tuzu kullanımında bu oran çok azdır.

Yaşlanma etkilerini azaltırken, romatizma ve çeşitli kemik ve kas ağrılarına iyi gelmektedir. Ayrıca haşere ısırıklarına iyi geldiği bilinen kaya tuzunun, gut hastalığı da dahil olmak üzere bağışıklık sistemine çok fayda sağlamaktadır. Kaya tuzu, rafine tuza oranla damar sağlığını koruyarak ve kan şekerini dengeler.

Kaya tuzu ile cildinize peeling yaparak, cildinizi ölü hücrelerden arındırabiliriz. Böylece daha parlak ve sağlıklı görünen bir cilde sahip olabilirsiniz. Kaya tuzu sabunu cilt bakımında rahatlıkla kullanabilirsiniz. Sayısız faydalarından biri de radyasyonun zararlı etkilerine karşı bir koruma sağlamasıdır. Bu amaçla üretilen, kaya tuzu lambası ile evinize farklı bir dekorasyon anlayışı getirirken sağlığınızı da koruyabilirsiniz.

Pratik kaya tuzu değirmeni sayesinde, mutfakta kullanımı oldukça rahattır..Tuzu yemeklerinize en son atmak, az tuz kullanmanızı sağlayacaktır.